Geri git   Trabzonsporfan.com | Forum > tsfan | Sosyal Forumlarımız > Futbolugât

Futbolugât Futbola İlişkin Kavramlar, Tanımlar ve Tarihi Bilgiler Arşivi ...

 
LinkBack Konu Araçları Biçim
Alt 04.04.10, 16:50   #1 (permalink)
 
Legend_Ts - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 22.07.09
Yer: tsfan!!
Takım: Trabzonspor
Yaş: 26
Mesajlar: 10,002
Standart Sakaryaspor Tarihi

"Sakarya" adını alan ilimizde pek çok yenilikler göze çarpıyordu. Şehrin merkezi olan Adapazarı'nda da yeniden yapılanma bütün hızıyla devam ediyordu..

1960 yılında Yıldırımspor'un Türkiye Amatör Futbol Şampiyonu olması, Sakarya'da futbol adına ilk önemli adım olmuştu. Amatör Futbol Ligi'nde, Yıldırımspor, İdmanyurdu, Güneşspor, Ada Gençlik gibi kulüpler pek çok yıldızın altyapısını da teşkil ediyordu ve Sakarya'dan yetişen futbolcular kendilerine diğer illerin takımlarında yer buluyorlardı.

1964 yılında, rahmetli Kamil Ocak'ın teşviki ile Türkiye'de profesyonel lig için önemli adımlar atılmaya başlanıyor ve Sakarya bu konuda diğer illerden geri kalmıyordu. Rahmetli Ethem Boran, Ali Necdet Güven ve dönemin Spor İl Müdürü Necmi Uztürk'ün yoğun çalışmaları sonrasında; İdmanyurdu, Güneşspor, Ada Gençlik ve Gençlerbirliği takımlarının birleşmesi ve renklerin ise YEŞİL-SİYAH yapılması benimsendi.

17 Haziran 1965
Yapılan genel kurul sonrasında Ethem Boran Sakaryaspor'a ilk başkan olarak seçildi. Sakaryaspor'un ilk yönetim kurulu ise şu isimlerden oluşuyordu; Ethem Boran, Ali Necdet Güven, İhsan Ayhan, Yılmaz Çınlar, Hamdi Uzel, Nusret Özgen, Hakkı Ünsalan, Faruk Benli, Hüsnü Toka, Şükrü Orhan, Selahattin Tan, Sabri Pektozol, Fikri Kaya, Hilmi Ungan, Doğan Uluç, Zeki Duyak ve Ali Balcıoğlu..

İLK SEZON
1965-1966 sezonu için çalışmalara hızla başlanmıştı ve takımın başına geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Fişret Aldinç oyuncu antrenörü olarak getirilmişti. İlk kadromuz şu isimlerden oluşuyordu; Sarı İhsan, Metin Fıçıcıgil, Mikail, Pıçır İsmet, Kaleci Sadettin, Rıfkı Manav, Musa Çetiner, Faruk, Zeki Aydıntepe, Hüsnü Taşdemir, Arifiyeli İhsan Ertem, Erdoğan ve Atilla..

İLK DÖRTLERE GİRDİK
Sakaryaspor ilk sezonunda olmasına rağmen art arda aldığı başarılı sonuçlarla ve başarılı yönetimiyle ilk dörde girdi. Birinci Lig'e terfi anlamını taşıyan mücadelenin kilit maçı Adapazarı Atatürk Stadı'nda Sakaryaspor ile Mersin İdmanyurdu arasında oynanıyor ve Sakaryaspor attığı gol ile maçı 1-0 önde götürüyordu. Maç bitti, bitiyor ve son dakikalarda kazanılan aut atışını savunmamız şeref tribünü yakınından taca atıyordu. Rakip takım tacı hemen kullanıyor ve bir anda meşin yuvarlak ağlarımızla buluşuyor ve skor 1-1 oluyordu. Maç bu sonuçla bitiyor ve Sakaryaspor bu çok önemli fırsatı sadece tecrübesizliğinin heyecanı nedeniyle elinden kaçırıyordu...

AYNI ŞANS 26 YIL SONRA
Sakaryaspor'un ilk 4 arasına girmesi, kaçan önemli fırsata rağmen başarı olarak nitelendiriliyor ve kamuoyunda büyük yankı uyandırıyordu. Daha sonraki yıllarda orta sıralarda mücadele veren bir takım halini almıştı Sakaryaspor..

1974-75 sezonu bir kazancın başlangıcı olacaktı belki. Behçet Deryaoğlu'nun başkanlığında, Hüseyin Beşer, Mekki Başak, Nazım Bal, Vedat Beyanal gibi isimlerin önderliğinde şampiyonluk için kollar çoktan sıvanmıştı.

O Dönemin ünlü teknik adamı Bülent Giz iş başına getiriliyor ve büyük umutlarla işe başlanıyordu. Kaleci Tamer, Erdal Haluk, (Bursa) İhsan, Yalovalı İbrahim, Ayhan Elmastaşoğlu (G.S.), Yaşar (F.B.), Bora (İst. Kulespor), Baykul, Fuat gibi isimlerden oluşan güçlü bir kadro kuruluyor ve şehrin bizonları yola koyuluyordu.

Sakaryaspor ilk yarıyı 5 puan önde bitiriyor ve ikinci yarı için şampiyonluk çantada keklik görülmeye başlanıyordu. Rakip olarak karşımıza Sarıyer çıkıyor, Trabzon ise henüz şampiyonluk iddiasından uzak görünüyordu.

Ve İkinci Yarı başladı...

Umutların aksine, Sakaryaspor elindeki avantajları iyi kullanamaz hale gelmişti. Trabzon'da oynanan maçı 1-0 kazanan bordo-mavililer ilk yarısını 5 puan önde bitirdiğimiz ligde esmeye başlıyordu. Ligin sonlarına doğru, Sakaryaspor Kocaeli deplasmanında mücadeleye çıkıyor ve 4-0 gibi inanılmaz bir farkla maçı kaybediyordu. Bu maç aynı zamanda umutların azalmasına neden olan bir kırılma noktası gibiydi. Bir hafta sonra Kocaeli-Trabzon karşı karşıya geliyordu.. Kamuoyunda Kocaeli'nin maçı kazanması beklenirken Trabzon bu maçı kazanıyor ve Sakaryaspor'un umutlarının tamamen tükenmesine neden oluyordu.

Sakaryaspor'un yaşadığı en büyük hayal kırıklığı ise Konya'da oynanan ve Kaleci Tamer'in yaklaşık 40 metreden yediği gol ile alınan yenilgi olmuştu. Tamer ve antrenör Bülent Giz, maç sonrasında Sakarya'ya dönmeme yolunu seçiyordu. Trabzon önce farkı kapadı, ligin bitimine doğru 5 puan fark yaparak şampiyon oldu. O sezon Sakaryaspor için maddi ve manevi çöküşün başlangıcı oluyor ve yükselen Güneş, yerini hırs dolu ufak bir kıvılcıma bırakıyordu.

YENİ SEZON, HIRS DOLU GÜNLER..
Sakaryaspor'un kaçırdığı şampiyonluk, yönetimin ve taraftarın daha da hırslanmasına yol açıyordu. Başkan Behçet Deryaoğlu ve yönetim kurulu üyeleri yeniden atağa kalktılar ve teknik adam olarak; Naci Özkaya'yı getiriyor (Sarı Naci) takım kurgusu olarak da; Arap Samim, Suphi, Yetiş, Bülent, Rasim, Suavi, Dursun Ali, Sabri, Ercan, Yaşar, B. Fuat, Erdal şeklinde bir kadro oluşturuyorlardı. Sezon sonunda yapılan tüm yatırımlar yine boşa gidiyor ve büyük paralar harcayan fakat sonucunda başarıyı yakalayamayan yöneticilerin de cesareti tamir edilemez şekilde kırılıyordu. Kulüp borçları dağı taşı devirecek şekilde büyümüş ve Sakaryaspor'un durumu içinden çıkılamaz bir hale gelmişti.

Sonradan görev başına geçen Fikret Şen, Gündüz Serin, Ömer Aydemir, Burhan Dal, Rıza Saner ve Mehmet Celepçi dönemlerinde de sıkıntı devam ediyordu.

ALACAKLARDAN VAZGEÇİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI...
Sakaryaspor'un içinden çıkılamaz hale gelen borçları yüzünden, hem görev alacaklar hem de yatırım yapacaklar sorumluluk almaya pek yanaşmıyorlardı. Şehir bir türlü kenetlenemiyor ve sahiplenilmiyordu. Bunun üzerine, alacağı olan kişiler ve kurumlarla görüşme talep ediliyor, görüşmeler sonrasında anlaşma sağlanıyordu. Bu girişim Sakaryaspor'un ufkunu yeniden açıyordu. Bu dönemde Hacı Burhan Dal, ve Ömer Aydemir önemli fedakarlıklar yapmışlardı.

ÇEKİRGE BİR SIÇRADI, İKİ SIÇRADI...
Sakaryaspor 74-75 ve 75-76 sezonlarında şampiyon olabilme heyecanı ile ağır maddi kayıplar verince, 1981-82 sezonuna kadar adeta bir bitkisel hayata geçiyor, 3. lige düşmekten son anda kurtuluyor ve uyanmayı bekliyordu.

1965'te kurulan, 1981-82 sezonuna kadar şampiyonluk özlemi içinde olan Sakaryaspor'a gönül verenler yeniden birinci lig şarkıları söylemeye başlıyordu... İşte tam bu dönemde Necati Müftüoğlu, Mehmet Çakan, Mustafa Özekmekçi, Rauf Batuboylu, Özcan Öner, Ali Özpilavcı, Keramettin Durak ve diğer yöneticiler görüş ayrılığına düşmüştü. "Şampiyon olmak ya da ikinci ligdeki konumumuzu korumak" seçeneklerinden tercihini "Şampiyon Olmak" olarak belirleyen genç yönetim görüş ayrılığına düştüğü diğer aday yönetimler içinden sıyrılarak görev başına geliyor, hedef büyütülmesi üzerine o dönemdeki 3 yönetici istifa ediyor veyola devam eden genö yçnetim başkanlık teklifi için o dönemin başarılı işadamlarından Tuncer Tepe'ye teklif götürüyordu.. Tepe "EVET!" deyince, yeni hedef için büyük bir inançla yola başkoyuluyordu...

SÜPER TRANSFERLER YAPILDI..
Tepe başkanlığında transfer çalışmalarına başlayan Sakaryaspor, teknik adam olarak Necdet Niş'i ikna etmiş Batuboylu ve Özcan Öner(halen Kanada'da) Niş ile yapılan anlaşmadan sonra, FB'den Emin, Coşkun, Kaleci Fuat, Zafer, Tuna, Bahri, Yenal Kaçıra; Göztepe'den Kazım ve Nezihi'yi renklerimize bağlıyorlardı. Osman, Recai, Sezai, Ercan, Sadun ve Tamer diğer oyuncular olarak göze çarpıyor ve süper bir takım oluşturuluyordu.

Sakaryaspor'un yıldızlar topluluğu kadrosu hazırlık maçlarında ilk sinyalleri olumlu olarak vermişti. İlk yarıyı lider olarak bitiren Sakaryaspor'u o dönemde gösterdiği üstün performansından dolayı Türk kamuoyu hayran kalıyor ve yeni bir adla nitelendiriyordu: ANADOLU GÜNEŞİ...

Ligde giderek ağırlığını hissettiren Sakaryaspor Adapazarı Atatürk Stadı'nda yapılan Kırıkkale maçından sonra, şampiyonluğunu güle oynaya ilan ediyor ve kuruluşundan tam 17 yıl sonra mutlu sona ulaşıyordu.

Sakaryaspor, birinci ligde başarıdan başarıya koşuyor ve Tepe başkanlığındaki yönetim, Türkiye'nin pek çok yıldızını Sakaryasporlu futbolseverlere izlettiriyordu. Ömer, Mustafa Şenol, Ahmet, Eser, K. Turgay, B. Turgay, B. Serdar, Özcan, Tavşan Mustafa, Nezihi, Paşa Hüseyin, Ceyhun, Engin, Neşet, Blerim, Sinan, Turan, Cihan, Mustafa, Aykut Kocaman ve Aykut Yiğit hala hafızalarda yer alan o dönemin isimleri oldular..

TEPE İSTİFA ETTİ..
Tuncer Tepe giderek yalnız kalmaya başlıyor, kulübün nükseden borçlarına rağmen, tesisleşmeye yönelik girişimlerini arttırıyordu. Rüstemler Tesisleri'nin yapımına bu dönemde başlanıyordu. 5 sezonun sonunda Rize ile Atatürk Stadı'nda oynanan maçın 2-1 kaybedilmesi üzerine tribünlerden yükselen istifa seslerine Tepe kayıtsız kalmıyor, istifa ediyor ve altın bir dönemin bitişini ilan ediyordu.

Tepe'nin başkan olduğu 5 yıllık dönem içinde Aydın Zengin ve ekibi genel kurullarda rakip olmuşlardı. Başkan Tepe bu durumdaki hakimiyetini koruyor ve istifa ettikten sonra da desteklediği Hilmi Yıldırım'ı işin başına getirmeyi başarıyordu. Sezon sonunda ise yine hüsran ve üzüntü camiaya hakim oluyor ve bir puan daha alamayan Sakaryaspor küme düşmekten kurtulamıyordu.

ETÇİOĞLU İŞ BAŞINDA
Sakaryaspor'un birinci ligde beş yıl kalışı, aldığı başarılı sonuçlar pek çok işadamının ve siyasetçinin iştahını kabartıyor ve kapalı kapılar ardında yoğun kulisler devam ediyordu.

Küme düşüşünden sonra o dönemin belediye başkanı Erkal Etçioğluolaya el koyuyordu. Etçioğlu kurduğu güçlü yönetim ile hedefini yeniden birinci lige çıkmak olarak belirliyor ve kadroda bulunan futbolcuların transfer olmalarına da izin vermiyordu. Önce;"Birinci lig, sonra da başımızın çaresine bakacağız" diyerek Necdet Niş'i yeniden göreve getirdi. Mevcut kadro korundu, yeni isimler alındı. Yorucu maratonun sonunda, Çanakkale'de oynanan maçtan sonra Yeşil-Siyahlı ekibimiz ile birlikte binlerce taraftarımız vapurlarla sabah Adapazarı'na şampiyon olarak döndü..Şekirde sabaha kadar kutlamalar yapılıyor, bir yıllık ara sonrası kent adeta bir karnaval yerini andırıyordu..

ve AYDIN ZENGİN DÖNEMİ
Sakaryaspor'a önceleri işadamı olarak maddi manevi desteğini veren Aydın Zengin, kendisine önerilen başkanlık teklifini kabul ederek yeni hedefler için düğmeye basıyordu.

Aydın Zengin'in yönetimindeki Sakaryaspor ligde orta sıralarda ter dökerken Türkiye Kupası'nda inaılmaz sonuçlar almaya devam ediyor ve tur üstüne tur atlıyordu. BJK ve FB'yi eledikten sonra finale yükselen Sakaryaspor rakibi olarak karşısında Samsunspor'u görüyordu. Final serisinin ilk maçında ekibimiz rakibi Samsunspor'u 1-0 yeniyor ve ikinci maç için büyük bir avantaj yakalıyordu. İkinci maç da 1-1 olarak sonuçlanınca Trükiye Kupası'nı müzemize kaldırma şerefine nail oluyorduk. Bu zafer Sakaryaspor'un tarihine ikinci önemli başarı olarak kazınıyor ve kentin bir başarıya daha tanıklık etmesini sağlıyordu. Türkiye'yi Avrupa'da temsil etme hakkı kazanan Sakaryaspor önce Macar Spartacus'u eledi ve sonrasında rakibi olan E. Frankfurt'a her iki maçta da yenilerek elendi. Ülke puanına önemli katkı sağlayan Sakaryaspor'aa sezon sonunda Aydın Zengin veda ediyordu.

YILDIZLAR TEK TEK KAYDI
Kupada kazanılan büyük başarı sonrası Sakaryaspor'un yıldızları sudan ucuz bir fiyata sahiplenilmeyerek kaybediliyor ve üç istanbul kulübünün tekelinde olan deferasyonca hazırlanan yönetmelikle futbolcularımız, yıldızlarımız adeta elimizden çalınıyordu. Oğuz, Aykut, Serdar ve Turan FB tarafından gasp ediliyor ve atar damarlarımız birer birer kesiliyordu. Erkal Etçioğlu yerel seçimlerde kaybetti ve Sakaryaspor'a başkan oldu. Ancak Etçioğlu ve kurulan yönetimin elindeki kaynağın sınırlı olması sebebiyle ve art arda alınan yenilgilerle efsane küme düşüyor ve şehir yeniden bir bekleyiş içine giriyordu.

MÜFTÜOĞLU 5 YIL GÖREVDE KALDI
Sakaryaspor, Sakarya'da yaşanan kısır siyasi çekişmeler nedeniyle hep olumsuz etkilendi. İbrahim Müftüoğlu, üç kez playoff şansı yakalamasına rağmen Sakaryaspor yine krize giriyor ve mutlu sona yeniden ulaşamıyordu. Başarısız sonuçlar yüzünden 3. lige düşme tehlikesi hissedilmeye başlanmıştı. Sakaryaspor'un geleceğini iyi görmeyenler tarafından yapılan çalışmalar sonucunda ve büyük bir kenetlenme gösteren taraftarlar sayesinde Mehmet Atay başkanlığında olağanüstü yönetim kuruluyor ve takımın başına Zeynel Soyuer getiriliyordu. Ara trasnferde güçlü kadro kuruluyor ve küme düşme korkusundan sıyrılan takım play,off şansı yakalıyordu.

EFSANE NİHAYET GERİ DÖNDÜ
Sakaryaspor'da olağanüstü yönetimin kurulmasından sonra, Tuncer Tepe'nin başkanlığında yine mutabakat yönetimi kuruldu. Tepe, ilk başkanlığında olduğu gibi yeniden göreve Necdet Niş'i getirerek eski günleri tekrarlamak istiyordu. Ne yazık ki, köprünün altından çok sular akmış, "Ne zaman Sakaryaspor zor duruma düşse; Tepe gelir takımı şampiyon yapar!" diye umut besleyenler, gerçeğin düşündükleri gibi olmadığını görüyorlardı. Olumsuz gelişmeler sonrasında, Sakaryaspor'da Musa Genç dönemi başlıyordu. Musa Genç Sakaryaspor'a katkı sağlayan bir işadamı olarak Atay döneminde görev almış, Tepe yönetiminde de göreve devam etmişti. Tepe'nin ayrılmasından sonra Musa Genç işin patronu olmuştu..

ONURSAL BAŞKANLI DÖNEM
Sakaryaspor'dan yine birileri elini eteğini çekmiş, işler kaderin cilvesine teslim edilmişti.

Ersin Taranoğlu kendisini onursal başkan ilan etmiş ve Aziz Duran'ı da aynı ünvanla olaya ortak etmişti. Başkanlık için de Nihat Ayyıldız seçiliyor ve onursal başkanlı dönemin perdeleri Sakaryaspor için açılıyordu.

Güçlü bir yönetim oluşturulduktan sonra sezon sonunda Eskişehir'deki play-offlarda mücadele etme şansı yakalayan ANADOLU GÜNEŞİ'ne teknik adam olarak İlyas Tüfekçi getiriliyordu. İlk iki maçını kazanan Sakaryaspor finalde İstanbul Bş. Bld. ile oynadığı maçı Hasan'ın attığı gol ile 1-0 kazanıyor ve yeniden birinci lige ait olduğu yere, yuvasına dönüyordu. Sakaryaspor'un Eskişehir'de elde ettiği şampiyonlukta, en önemli pay sahiplerinden biri de, yaklaşık 30 bin kişiyle takımına destek veren Sakarya halkının delikanlıları yani Tatangalarındı. Zafer günlerce kutlanıyor ve bir daha inmemek üzere olduğuna inanılan bir başarıya halk yeniden tanıklık ediyordu.

SAKARYASPOR MEPAŞ'A SATILDI
Sakaryaspor'un tarihine, şampiyonluk sonrasında ilginç ve garip bir gelişme kazınıyor ve Taranoğlu; takımı, 10 milyon dolarlık bütçeye taşıyacağına inandığı bir formülle, A.Ş. statüsüne getirtiyordu. Bunu için de Sakaryaspor'un %51'lik hissesinin MEPAŞ'a (Erol Aksoy) satılması öngörülüyor ve gerçekleştiriliyordu. Adapazarı Atatürk Stadı'nda yapılan bir törenle karşılıklı imzalar atılıyor ve satış gerçekleşiyordu. Sakaryaspor’un satışında üç önemli madde; isim değişikliği yapılamaz, renkleri değişemez, yönetim merkezi Adapazarı dışına çıkarılamaz maddeleri olarak belirleniyordu ve bunlar dışındaki tüm yetkiler artık MEPAŞ kontrolündeydi.

Erol Aksoy statda yaptığı açıklamada; “Hedefimiz; Avrupa’da mücadele verecek takım kurmak” diyordu. Aksoy’un işleri bozulunca Şenol Güneş gibi bir teknik adamın da katkısı ile yıl sonunda Sakaryaspor tekrar küme düşüyordu.

88-89 sezonu için çalışmalar sürerken, Sabri küçük başkanlığa getirildi. Büyük hayaller ile gerçekleşen satış, hayal kırıklığı ile noktalanınca yeni sezona takımın nasıl çıkacağı kara kara düşünülüyordu. 17 Ağustos’ta yaşanan deprem felaketi, herşeyin bittiğini andıran bir manzara ile ekibimizin ve kentin karşısına çıkıyor ve kara düşünceler büyük bir hüzün ile devam ediyordu. Deprem sonrası, aldığı yaralar nedeniyle federasyonun da teklifi ile Sakaryaspor lige bir yıl ara veriyordu. 1999-2000 sezonuna aylar kala, şehrin maneviyatına önemli katkıları olduğu düşüncesiyle takıma yeniden sahip çıkılıyor ve çalışmalara başlanıyordu.

KIRAÇ’IN GAYRETLERİ ile DURAN İKNA EDİLDİ
Asrın felaketi ile karşı karşıya kalan bölgemiz, bir yandan yaralarını sarmaya çalışırken bir yandan da ekonomik, sosyal ve moral olarak yaşadığı çöküntüyü eski haline getirmek için çaba gösteriyordu. Enkazların arasında sürdürülen yaşama, ekonomik sıkıntılar, sağlıksız yaşam şartları da eklenince moral motivasyonu olarak kentimiz hayalet bir kent görüntüsüne bürünüyordu. Bir an önce normal yaşama dönmenin formülleri aranıyor ve atılması gereken adımlar birer birer atılıyordu. Bu adımların başında da SAKARYASPOR geliyordu. Şehrin heyecan kaynağı ve bir sevdanın meşguliyet alanı, insanların 7 gün boyunca devirdaim olarak koştuğu bir aşk olan Sakaryaspor’u daha fazla ligden uzak tutmak akıl karı değildi ve gereken olarak iki önemli konu göze çarpıyordu. Stadın bakıma alınması ve daha da önemlisi Sakaryaspor’un Mepaş’tan geri alınması idi. Stadı maçlara hazır hale getirmek o kadar da zor değildi ama Mepaş’ın talebi olan milyon dolarlar nasıl ve kim tarafından verilecekti?

Beyinleri bu soru meşgul ederken, alıcı ve verici için bir formül bulundu. Adapazarı “Büyükşehir” ilan edilecek ve BELPAŞ&MEPAŞ pazarlığı yapılacaktı. Nitekim öyle de oldu. Varılan anlaşma gereğince 6 aylık taksitler halinde ödeme planı yapılıyor ve Sakaryaspor’un hakları BELPAŞ’ın eline geçiyordu. Böylelikle Aziz Duran da başkanlığa getirildi. Yıkıntıların arasında Sakaryaspor bir orkide gibi açacak, etrafa saçacağı güzellikler ve mis kokularıyla bu şehrin insanını yeniden bir hedefe bağlayacaktı. Duran ve ekibi kolları sıvadı ve Sakaryaspor ilk yarıyı kendi sahasında oynayamamasına rağmen lige geri döndü. İlk kez play-offtan dönüyorduk...

7 EYLÜL
İkinci felaket kapımızı çalıyordu ve Sivas deplasmanına giderken otobüsümüz şarampole yuvarlanıyordu. Yaşanan kazada; menajer Aykut Yiğit (kral), Masör Cüneyt, Şöför Selami, Futbolcu Fırat, malzemeci Fevzi (Orji) ve yönetici Güntekin hayatlarını kaybediyor ve kent yine derin bir sessizliğe boğuluyordu. Futbolcularımızın pek çoğu önemli yaralar almıştı. Şehitlerimizi toprağa verdikten sonra, bu kez de tamam mı, devam mı ikilemine yakalanıyorduk...

Türkiye’den gelen destek mesajları, TFF yöneticilerinin maddi ve manevi katkı sözleri, kulüplerin bedel almadan futbolcu vereceklerini ilan etmesi yaraları sarma yolunda bir nebze olsun ANADOLU GÜNEŞİ’ne katkı sağlıyordu. Zaten yaşasalardı devam etmemizi isterlerdi düşüncesi çerçevesinde şehrin bizonları tekrar ayaklanıyor ve kent tekrar kenetleniyordu.

Sakaryalılar olarak, her iki felaket sonrasında inanılması güç bir gayret göstererek üç kez finalden dönüyorduk. Sezon ilerliyor ve tribünlerin baskısı devam ediyordu. Bunun sonunda ise Duran istifa etme kararı alarak, yönetimi Selahattin Aydın başkanlığında oluşturulacak kadroya devretti. Aydın başkanlığındaki yönetim antrenör olarak Sadi Tekelioğlu’na güvendi ve göreve getirdi. Tekelioğlu 10. hafta sonrasında alınan olumsuz sonuçlar yüzünden görevi bırakarak yerini altyapı antrenörü Şaban Yıldırım’a bıraktı. Bir antrenörün doğuş sinyalleri ise işte o dönemde verildi. Yıldırım göreve geldikten sonra art arda takım galibiyetler alıyor ve üst sıralara yerleşiyordu. İşte tam bu sıralarda şehir şampiyonluk havasını yakalıyor ve bitime tam 3 hafta kala Süper Lige yükselmeyi garantiliyordu. Şampiyonluk kutlamaları günlerce, haftalarca sürdü...

Yeni sezon öncesi Yıldırım ile anlaşmazlığa düşen Aydın ve yönetimi görev başına zamanında Hamamcı’nın yardımcılığını yapan Necmettin Sert’i getiriyor ve 2004-2005 sezonuna şampiyon kadroyu koruyarak başlıyordu. Hazırlık maçlarında gösterilen başarıyı, süper ligin ilk 5 haftasında gösteremeyen Sert ve yönetime tribünlerin çıkardığı ses yükseliyor ve Türkiye’de ilk defa yaşanan “Beyaz mendil” protestosu ile istifa çağrısı yapılıyordu. Tüm bu çağrılar, yükselen sesler ve olumsuzluklar üzerine Sert yönetimle bir araya gelerek aldığı kararla “Takıma bir kan değişikliği lazım, istifa ediyorum” diyor ve yönetim de Sert’in istifasını kabul ediyordu. Zaman geçmeden takımın başına, taraftarın da gelmesini istediği ve takımı önceki sezon şampiyonlukla buluşturan Şaban Yıldırım getiriliyor ve kenetlenmek için adımları atan Sakaryalılar ile beraber ikinci Yıldırım dönemi Sakaryaspor için başlıyordu....
__________________
Serkan Balcı
trabzonsporfan.com
Fırtına-İhtilal-Efsane
Legend_Ts isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam
Etiketler: ,



Bu Konuyu 1 Aktif Kullanıcı Görüntülüyor (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)
 
Konu Araçları
Biçim

Mesaj Gönderim Kuralları
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Başlık Başlığı Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sakaryaspor | Tatangalar brutalize Misafir Tribünler 149 21.07.11 13:40
Marsel İlhan'dan tarihi başarı Oflu61fr Diğer Spor Dalları 7 21.06.10 18:44
Türkiye - TFF 2.Ligi 1.Klasman Grubu | Körfez Bld.-Sakaryaspor Legend_Ts Türk Futbolu 25 28.02.10 22:59
Galatasaray'da tarihi imza! Legend_Ts Türk Futbolu 7 23.02.10 21:18
Fenerbahçe'nin tarihi unutkanlığı özzgür Türk Futbolu 6 10.09.09 13:24



Saat ayarı GMT +2.Şu anda saat : 21:42 .
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Bu forumda yayınlanan tüm yazıların hakları yazarlara ait olup, yazıların içeriğinden ve kaynakların doğruluğundan Tsfan sorumlu değildir.